Benim mezhepçi tanışlarım, aslında yok muydu?

22/05/2022 15:25

MURAT SEVİNÇ

Ahmet Şık, çok sevdiğim, düşüncelerine, mücadeledeki direnci ve açık sözlülüğüne saygı duyduğum bir insan. Nadiren katılmadığım bir açıklamasında da içten olduğunu, hesapsız davrandığını görüyor ve söz konusu ‘güvenilirliği’ önemsiyorum. Çoğunluğun, şu ya da bu gerekçeyle karnından konuşmayı marifet saydığı bir yerde, siyaseten doğruculuğa fazlaca iltifat etmeden böylesine açık bir insani-siyasî tutumun değerini bilmekten yanayım.

Ahmet Şık, katıldığı bir TV programında cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki görüşlerini dile getirirken adı geçen dört isim arasında, eleştirilecek yanlarıyla birlikte en güçlü, daha doğrusu ‘en az kötü görünen’ adayın İmamoğlu olduğunu düşündüğünü belirtip Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığı konusunda şunları söylemiş:

“… çok açık söyleyeyim, Kemal beyin Alevi olmasının Türkiye toplumunun ve siyaseti için -bizler için değil elbette- bir mesele olduğunu kavrayarak hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hiç kimse şeyi düşünmesin, iktidar oradan söz kurmaz. Bakın bu öyle bir kötü iktidar ki, çok samimi söylüyorum, bize her gün Madımak yaşatabilecek bir iktidar ve ona çok dikkat etmek gerekiyor. Ve toplumun en önemli fay hatlarından birini tekrar kırmaya çalışan bir anlayışın altında hepimiz kalırız, buna dikkat etmek gerekiyor.”

Bunun üzerine sosyal medyada gündem olmuş, epeyce tepki gösterilmiş, tartışılmış, kanaatine katılanlar da varmış vs. Dün (cumartesi) bir özür ve açıklama metni yayınladı Şık. Yine dürüstçe ‘Alevilerin haklı nedenlerle travmalarını tetiklemeye yol açtığı için’ özür dileyip derdini daha açık anlatmaya çalışmış. İktidarın Alevi kimliğini saflarını sıklaştırmak için kullanabileceğini, bunun olası sonuçlarına ilişkin endişelerini yinelemiş ve sözlerinin bağlamından koparılıp linç için kullanıldığını dile getirip üzüntüsünü belirtmiş. “Benim şerhim sadece bir temkin uyarısıydı” diyerek tamamlamış.

.

Ahmet Şık gibi biri, nasıl olur da Aleviler hakkında olumsuz bir laf edip ayrımcılık yapabilir? Mümkün mü böyle bir şey? Akla fikre sığar mı? İnsan tepki gösterirken şu denli basit bir gerçeği hesaba katmaz mı?

Ayrıca, hadi Şık’ı bir yana bırakalım, pek çok sosyal medya atışmasında adı sanı bilinen insanların dahi haberlerin başlığına bakıp yorum yapmasını, gerçekte ne söylenmiş olabileceğini merak etmeden eleştirmesini nasıl adlandırmak gerekir?

.

.

Yazının konusuna dair lafı evirip çevirmeye gerek yok. Çocukluğum ve gençliğim mezhepçi eğilimleri olan bir çevrede geçti. İnsan önce kendini ve sevdiklerini sorgulamalı, gerekirse üzmeyi göze almalı; benim, yakın ve uzak çevremdeki adı konulan ve konulmayan mezhepçi ifadeleri ve bunun ne denli vahim bir şey olduğunu fark etmem için üniversiteye gitmem gerekti.

.

YAZININ TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir