Akademide Yeni Tasfiye Dalgasının Adresi ODTÜ!

ODTÜ’de görevli araştırma görevlileri Sibel Bekiroğlu ile Mehmet Mutlu, rektörlük tarafından açığa alındı. İki akademisyen bir haftadır Rektörlük önünde eylemde!

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın görüştüğü iki akademisyen üniversite yönetiminin aldığı kararı “Akademide yeni bir tasfiye dalgasının kapısını aralamak” olarak niteleyen akademisyenler, “En çok da ODTÜ yönetiminin özerkliğini savunuyoruz” dedi.

‘GİZLİ TANIK İFADESİ ÜZERİNDEN YARATILAN MESNETSİZ İDDİALARLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

Bir süre önce evlerinize yapılan operasyonla gözaltına alınmış ardından da gizli bir tanığın ifadesine dayanarak hakkınızda “terör örgütü” üyeliğinden dava açılmıştı. Henüz hâkim karşısına çıkmadan üniversite yönetimi tarafından gerekçe gösterilmeden açığa alındınız. “Gizli tanık” siyasilere yönelik davalarda sıkça karşılaşılan bir şey fakat akademisyenlere yönelik de dava gerekçesi olmaya başladı. Bu süreç nasıl gelişti?

Sibel Bekiroğlu: Gizli tanık özellikle siyasi davalarda sıklıkla kullanılan, kurumsallaşmış da bir araç haline geldi. Bizim durumumuzdaki absürtlük, “Okula öğrenci soktuğumuz” ile ilgili bir gizli tanık ifadesinin olması. ‘Okula eylem yapmak amacıyla öğrencilere referans olduğumuz’ söyleniyor. Gizli tanığın bize dair ‘Tanımıyorum’ gibi ifadelerinin de olmasına rağmen bu esas alınarak dava açıldı. Üniversitelere eylem yapmak amacıyla da öğrenciler gelebilir, kütüphaneyi de kullanabilir. Bunun yanlış ya da dava konusu olabilecek bir konu olduğunu düşünmüyorduk. Ama gizli tanık ifadesi üzerinden yaratılan mesnetsiz iddialarla karşı karşıyayız. ODTÜ Rektörlüğü de kendine buradan vazife çıkararak bununla ilgili bir disiplin soruşturması başlattı. Benim açığa alınmama gerekçe olan disiplin soruşturmasıyla gizli tanığın ifadesi esas alınarak açılan dava arasında şu an bir bağlantı yok. ODTÜ yönetimi tarafından bana bildirilen bir gerekçe yok.

‘ÖNCE GEREKÇE YARATILDI…’

Mehmet Mutlu: Açığa alınmamızla devam eden hikâyenin polisiye, adli ve idari tüm boyutları Türkiye’deki yargı süreçlerinin minyatür bir örneği. Önce bir gerekçe yaratıldı. Bu gerekçenin dayanakları pespaye dayanaklar. Gizli tanık beyanları iftira boyutunda. Örneğin gizli tanığın ifadesinin ardından hazırlanan iddianame bizim araçlarımızla öğrencileri kampüse aldığımızı iddia ediyor. Gizli tanığın dahi söylemediği bir şey iddianamede yorumlanmış. İfade ettikleri tarihlerde benim de Sibel’in de aracı yok. Ben bahsedilen dönemde ODTÜ’de değil Çukurova Üniversitesi’nde görevliydim. Pandemi gerekçesiyle buranın personeli olmadığım için kampüse dahi giremiyordum.

‘AKADEMİDE YENİ BİR TASFİYE DALGASININ KAPISI ARALANIYOR’

Hakkınızda açılan davalarda hiç hâkim karşısına çıkmadınız değil mi?

Sibel Bekiroğlu: Benim ilk duruşmam 18 Temmuz’da, Mehmet’in de 22 Eylül’de olacak.

Yani üniversite yönetimi siz henüz hâkim karşısına dahi çıkmadan sizi açığa alma adımı atmış. ODTÜ Kıbrıs Kampüsü’nde de Dr. Yonca Özdemir ve öğretim görevlisi Serhat Selışık’ın sözleşmeleri yenilenmedi ve işlerine son verildi. Bu adımları ODTÜ’de akademisyenlere ve akademik özerkliğe dönük bir sürecin başlangıcı olarak mı yorumluyorsunuz?

Mehmet Mutlu: ODTÜ’de bu yöntemler açığa alma ya da sözleşmeyi yenilememe yoluyla yeni uygulanmaya başlandı. Akademide yeni bir tasfiye dalgasının kapısı aralanıyor. Bu uygulamalar kapıyı aralamanın ilk örnekleri.

RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar photo

Fatma Ayparçası

Sayfamızın baş editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir