Cumartesi, Nisan 13, 2024
GÜNDEMSİYASET

Füsun Üstel: Yurttaşlık Yurtsuzlaştı

Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nın ikinci gününde katılımcılar, yeni bir cumhuriyet anlayışının nasıl olması gerektiğine dair tartıştı. Füsun Üstel: “Yurttaşlık yurtsuzlaştı.”

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) düzenlediği Demokratik Cumhuriyet Konferansı ikinci gün programıyla devam etti. Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde ikinci gününde İkinci yüzyılda cumhuriyet fikrinden, cumhuriyetin demokrasiyle imtihanına, eşit yurttaşlığın değişen biçimlerine kadar pek çok başlık tartışmaya açıldı. Konferansın ilk oturumu Bekir Ağırdır, Füsun Üstel, Cengiz Çiçek ve Elçin Aktoprak’ın konuşmalarıyla 12.40’ta son buldu.

YURTTAŞLIĞIN İKİ SORUNU

Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda eşit yurttaşlığın değişen biçimlerinden, Türkiye toplumunun demokrasi kültürüne kadar pek çok konu tartışıldı. Konferansın ilk oturumunda Füsun Üstel’in eşit yurttaşlığın mümkünlüğü üzerine yaptığı konuşma dikkat çekiciydi. Üstel’e göre yurttaşlığın karakterinden kaynaklanan ikili sorun var. Üstel, yurttaşlığın hem içeren hem de dışlayan bir olgu olduğuna dikkati çekti. “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında daha eşitlikçi, daha kapsamlı bir cumhuriyet oluşturabilir miyiz?” sorusundan hareketle Üstel, şunları söyledi:

“Cumhuriyet rejimiyle özdeşleşmiş bir yurttaşlık yok. Cumhuriyet rejimi ve yurttaşlık bağlantısına bakarsak, çok farklı yurttaşlık anlayışı var. Reel cumhuriyete bakarsak, yurttaşlık cumhuriyeti bile gerektirmiyor olabilir. Eşit yurttaşlığa dair benim karamsar bir bakış açım var. Eşit yurttaşlık mümkün değil. 18. Yüzyıldan itibaren yani modern devletin ortaya çıkmasından itibaren yurttaşlık iki bir özelliğe sahip. Herkese açık olan bir kimlik, statü değil. Ayrıcalıklı bir statü. Yurttaş olanla olmayan arasına bir çizgi çiziyor. Kimlerin hak hamili olacağını, olmayacağını düzenleyen bir kurum yurttaşlık. Modern ulus devletle birlikte yurttaşlık ve milliyet eş anlamlı hale geliyor. Milliyet meselesi de yurttaşlığın sınır koyucu niteliğini pekiştiriyor.”

‘YURTTAŞLIK YURTSUZLAŞTI’

Üstel, ikinci bir nedene de değinerek mutlak eşitliğin olmaması noktasındaki öznel görüşlerini paylaştı. Evrensel eşitlik idealinin sorunlu olduğuna işaret eden Üstel, şöyle devam etti:

“Bireylerin birbirine benzer olduğu iddiasına dayanan bu anlayış, herkesin aynı haklara sahip olması gerektiği şeklinde bir durum kurguluyor. Oysa reel hayatta insanlar eşit değiller, farklılar. Yani bu karşılık bulan bir ideal değil. Bireylerin konumlarını sınıflarını ya da farklı hallerini almıyor. Yurttaşlığın olumlu tarafı da var. Yurttaşlık statik bir olgu değil, dinamik bir olgu. Yurttaşlık farklı hak ve eşitlik mücadeleleri ile gelişiyor. Yurttaşlık mücadeleleri içinde önce sivil haklar daha sonra siyasal haklar, sosyal haklar vs. gibi giderek çeşitlenen bir anlayış ile karşı karşıyayız. Olumsuz bir cumhuriyet anlatısından hareket edebiliriz. Fakat, yurttaşlığın kimlik, aidiyet gibi şeyleri dayattığı bir tarih var. Bunu dikkate almamız lazım. Ben yurttaşlaşma sürecini dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum. Yurttaşlık artık farklı ölçeklerde yurtsuzlaştı. Bunun bir takım sonuçları var. Yeni bir kamusal alan ortaya çıktı. Ulusal-kamusal alandan daha çok parçalı ve katmanlı kamusal alana geliş var.”

Artı Gerçek

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir