Kendi Olanlar

R.W.Emerson derki “sürekli seni başka biri yapmaya çalışan dünyada kendin olmak, işte en büyük başarı.

Kendin olmanın ilk adımı hata yapabilmektir. İnsanlık da kutsal kitaplara göre Adem ve Havva’nın (peygamber hatalarına zelle denir) hatası ile başlamıştır.  Kıssalara göre Adem ve Havva cennette yasak elmayı yemişler ve birlikte olmuşlar buna binaende yeryüzüne sürgün edilmişlerdir. Adem bu hatası için kırk yıl tövbe etmiştir.

Şöyle bir soru sorsam ençok kimler hata yapar? Siz düşünürken ben söyleyim size bu dünyada en çok hata yapanlar en çok başarılı (bilim insanları, filozoflar, sanatçılar, girişimciler, vs) olanlardır. Hata yapabildikleri için denemeye devam etmişler ve istedikleri sonuçlara ulaşabilmişlerdir. Aynı hataları yapmamışlar tabii. Hata yapmayanlara memur diyebiliriz.

Kendin olmanın ikinci adımı Freud a göre kişiliğimizin parçaları olan id, ego ve süperego arasında dengeleri sağlamaktır. Nasıl mı? İd bizim hayvani yanımız yemek, içmek, cinsellik, duygularımız, bunlar bizim hayattan lezzet almamızı sağlar. egoİ; aklımız, süperego ise normlar, hukuk, inançlar, etik kurallar.  İd için sınırsız, kuralsız, etiksiz haz esas iken, süperego da olabildiğince baskı yapar. Ego ise id ve süperego arasında makul bir denge kurmaya çalışır. İşte bun dengeyi yakalayan insan kendi olur. Dengeyi bozanlar yani hayatı sadece id referanslı yaşayanlar yada süperego referanslı yaşayanlar kendi olmaktan uzaklaşırlar.

İşte size birkaç durum. İnsan olarak cinsellik bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı bilim ve etik kurallar içinde karşılamak kendi olarak lezzet almak gerek. Fakat bazı insanların sapık cinsel isteklerini  (pedafoli, işkence, eziyet, röntgencilik vb) yapmak istediklerinde denge bozulur ve kişi kendi olmaktan uzaklaşır.  Yemek yemek yaşamak için gerekli fakat bulduğu he her şeyi yemek sürekli yemek insanı hasta eder. Trafik kurallarına uymak gerekir. Fakat kalb krizi geçiren bir yakınınızı hastaneye yetiştirmek için kuralları çiğnemeniz gerekir. Yada trafiğin içinde makas atmak, hız sınırlarını aşmak da id isteklerini yerine getirmek olur. Makul olanı aklımız bize söyler. Çılgın yada korkak değil cesur olmak kendi olmak için gerek.

Lezzetleri bilim ve etik kurallar çerçevesinden tatmak kendimiz olmanın adımlarıdır.

Kendi olmanın adımlarından üçüncüsü ise; insan için iki daire vardır, değiştirebildiği, şekillendirdiği, yönlendirdiği hayat dairesi. Diğeri ise ilgilendiği etki edemediği dairedir. Şimdi düşünün biz hangi dairede daha çok zaman geçiriyoruz. İnsanların çoğu maalesef  dairesinde gezer dolaşır ve eline hiçbir şey geçmediği gibi diğer insanlar ve canlılar içinde hiçbir faydası olmaz.  Kendi olan insan kendi zihnine, duygularına, gelişimine, ulaşabildiği bütün canlılar için bir şeyler yapar.  Çok basit bir olay hangi olaylar yada olgular ilgileniyorsunuz düşünün ve bunlar için düşünceden öte davranış olarak ne yapıyorsunuz?

Ülkedeki; ekonomik, sosyolojik, politik sorunlar ile ilgili sadece haber mi izliyoruz yoksa cesurca kendi gücümüz nispetinde tepkiler (sosyal medya, gösteri, yürüyüş, dilekçe, dava açmak, sendikalaşmak, partileşmek, partilere baskı yapmak)   mi gösteriyoruz. Bu sorunları yasal yollardan çözmek adına örgütlenebiliyor muyuz? Yada bu sorunların çözülmesi için örgütlenen kuruluşlara destek olabiliyor muyuz?  İşte çözümün bir parçası olabiliyorsak kendimiz olma yolundayız demektir.  Kendi olan çözüme odaklanır ve hiç kimseyi beklemeden harekete geçer son nefesine kadar çaba içinde olur.

Kendi olan insan duygularını (öfke, mutluluk, hüzün, iğrenme, tiksinme, korku, şaşkınlık, mutsuz) aklının kontrolünde yönetir. Bütün duygularını ifade edebilme cesareti gösterir. Bütün duygularını ifade eder. Bütün duygularını yaşar. Hiçbir duygusunu bastırmaz. Duygularımızın hayatın bir parçası olduğunu kabul eder. Toplumsal baskılara karşı duygularını korur.  Olumsuz duygularını serbest bırakır ve özgürleşir. Olumlu duygularını sürekli besler hem kendisinin hem diğer canlıların gelişmesine katkı sağlar.

Kendi olan insan tez, antitez ve sentez ile he şeyi sorgular, akıl süzgecinden geçirir.

Kendi olan insan temel ihtiyaçları için bilinçli bir tüketici olurken, aynı zamanda sürekli üretir.

Kendi olan insan hem kendi hem diğer insanların canlıların özgürlüğü için bedel ödemeye hazırdır.

Kendi olan insan affeder fakat asla unutmaz.

Kendi olan insan her varlığa saygı içindedir.

Kendi olan insan duygu, düşünce ve davranışları ile tutarlı bir hayatı yaşamayı seçer.

Kendin olmak yaşamadan bilinmez.

Kendin olmak yaşayınca silinmez.

Kendi olan iz bırakır derin derin.

İz bırakan var olur sakin sakin.

Ali DOLGUNYÜREK

, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.