Kazım Güleçyüz Yazdı: 28 Şubat’tan 15-20 Temmuz’a Yeni Asya’ya Yapılan Baskılar

Kazım Güleçyüz

Yeni Asya 28 Şubat’ın susturmak için en çok uğraştığı gazetelerden biriydi.

Bu maksatla DGM’leri kullandı. Rahmetli Kutlular Ağabeyin hapis yatması, yazarlarımıza verilen mahkûmiyetler, gazetemizin defalarca toplatılması ve bir ay kapatılması bu mahkemelere verdirilen kararlarla gerçekleşti.

Bunun yanı sıra, yayınlarımız sebebiyle resmî ilan kesme cezaları verildi. Meselâ “ilke ve inkılâplara aykırılık” gerekçesiyle üç gün süreyle ilanlarımızın kesildiğini hatırlıyoruz.

Bir başka baskı da, başörtülü çalışanlarımıza basın kartı alabilmeleri için “başı açık fotoğraf vermeleri” şartının dayatılmasıydı.

Bunları, her zamanki gibi hukuk zemininde ve müsbet hareket prensibiyle verdiğimiz kararlı mücadeleler neticesinde aşabildik.

Ne var ki, AKP iktidarının son beş yılında ve tek adam rejimine geçilmesiyle birlikte bunların çok daha beterlerine maruz kaldık.

15-20 Temmuz sürecinde iktidar medyasının ve trollerinin tamamen iftiraya dayanan çok seviyesiz ve aşağılık saldırı, algı operasyonu ve kara propagandalarına hedef olduk.

Yine iftira dolu suç duyuruları üzerine soruşturma ve davalar açıldı. Herşeyimizin didik didik edildiği soruşturmalarda “terör örgütü üyeliği” iddiasını ispat eden hiçbir şey bulunamadığı için takipsizlik kararı verildi.

“Örgüt propagandası” iddiasıyla verilen ve istinaftan dönen tartışmalı mahkûmiyet kararı ise mahkemede tekrar değerlendiriliyor.

Bu süreçte dönem dönem aylarca kesilen resmî ilan hakkımız, geçen yılın Ocak sonundan beri, yarım asrı aşkın yayın hayatımız boyunca hiç görmediğimiz bir şekilde tamamen keyfî ve hukuksuz olarak gasp edildi.

Keza Yeni Asya mensuplarının tamamının basın kartları yine keyfî şekilde yenilenmedi ve gri pasaport başvurularımız reddedildi.

Buna karşı açtığımız davaya verdiği savunmada İletişim Başkanlığı, 28 Şubat döneminde 17 Ağustos depremi için yazdığımız “İlahî tokat” başlıklı yazımızdan dolayı verilen, ama artık hükümsüz hale geldiği yine mahkeme kararıyla tesbit edilen ve adlî sicil kaydımızdan da silinmiş olan bir mahkûmiyet kararını gerekçe göstererek 28 Şubat’a sığındı.

Böylece, tek adam rejiminde Sarayı kuşatan zihniyetin yüzündeki maske düşmüş oldu. 

Defterinin dürülmesi ise seçimle olacak.

Makalenin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir