FİLİSTİN 3


​Halil KÖKEN

Filistin yazımızın sonuna geldik. Eğer meseleye din adına bakıyorsanız ona bir şey diyemem. Netice de fareye tapan insanlar da var. Eğer insanlık adına karşı çıkıyorsanız, Doğu Türkistan ve Uygur Türkler’i var. Ona da karşı çıkmanız gerekiyor.

​İlk iki yazımızda Filistin’in durumu ve İslam Ülkeleri diye tanımlanan ülkelerin olaya bakış açısını anlatmaya çalıştık. 

​Bu yazımızda neler yapılabilir? Bunu irdelemeye çalışacağız. Öncelikle ve her şeyin başında bu konuda samimi olmak gerekiyor. Hem onlarla kol kola olup hem de onlara karşı çıkmak. İki yüzlüğün daniskası olur.

​Önce yaptığın anlaşmaları askıya alacaksın. T.B.M.M. de bu konu görüşülürken bir milletvekili “Ne yapalım? Çin’e savaş mı açalım?” demişti.

​Sizden birisine savaş açmanızı isteyen yok. Dik durun yeter. Ekonominin dize getiremeyeceği iktidar yoktur. Boykot denen bir silah var. Buna diplomasi de yumuşak güç diye tabir edilen boykot uygulaması var. Akıllı adımlarla bunu uygula.

​Akıllı adımlarla derken kastettiğimiz de şudur. Siz boykot ederken adam akıllı bunu yapın. Yani kola alıp yere dökerek boykot edilmez. Sadece kendi egonuzu tatmin etmiş olursunuz. 

Unutmayalım ki, yerli tohum kullanmak yasak. İlla İsrail tohumu kullanacaksınız. Bu kanunu kaldırın, bu yasağı kaldırın. İsrail’i ancak böyle boykot ederseniz, dizginleyebilirsiniz.

Bölgedeki insanlar için bölge hastaneleri olmak üzere hastaneler yapılabilir. Filistin’i devlet olarak tanıyabilirsiniz. Ama göç ettirmenin bir çözüm olmadığı Suriyeliler olayında kendini gösterdi. Suriye ile olayda şu üç şey hemen göze çarptı. Birincisi ahır durumunda olan evlere astronomik kiralar istendi. İkincisi Suriyeliler ucuz işgücü olarak görüldü. Asgari ücret 2024 Lira olduğu 2019 yılında karı koca makineci 2600 liraya çalıştırıldığını gördüm. 3. Suriyeli Kadınlar cinsellik yönüyle değerlendirildi. 250 lira veren Suriyeli bir kadınla evlendi. Filistinli gençler oldukları yerde eğitilmeli ve gittikleri yerlerde gerek eğitimler verilmeli. 

Ama hepsinden önemlisi ekonomik boykot uygulanmalı. Ama koftiden boykot değil. 1970’lerde ülkeye uygulanan ambargo gibi.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir