Osmanlının Son Savaşı- 10

Paylaş

 ÇILGIN PROJELER 5 – OSMANLI DA DAMATLAR 3

Halil Köken

Son yazımızda yazdığımız gibi Köprüköy Muharebelerinde Osmanlı Kuvvetleri Ruslara karşı başarı kazanmıştı. Ruslar bile Sarıkamış’a kadar Demiryolu hattı olmasına ikmal düzeni bizimkine göre mükemmel olmasına rağmen mevsim şartlarını göz önüne alarak saldırılarını durdurmuştu. Cephede sessizlik hâkim olmuştu.

2 Aralıkta Hafız Hakkı Beyin raporu üzerine Enver Paşa 6 Aralıkta yola çıkar 8 Aralık Trabzon’a ulaşır. 17 Aralık’ta Erzurum’a ulaşır. 18 Aralık’ta 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa istifa eder. Enver Paşa ordu kumandanlığını üzerine alır.

Cephede hava sıcaklıkları -20, 25derece idi. Tek bir yol vardı. O da karla örtülmüştü. Geri ve Sağlık hizmetleri Allah’ın yardımına bırakılmıştı. “Kervan yolda düzülür” mantığı ile 22 Aralıkta saldırı başladı.

Birlikler 26 Aralık tarihine kadar ilerlediler. Bu arada 10. Kolordu birlikleri soğuktan mevcudunun 1/3 ünü soğuk nedeniyle kaybettiler. Türk kuvvetleri 30 Aralık tarihine kadar ilerleyişlerine devam ettiler. Hatta 9. Kolordu Sarıkamış önlerine kadar ilerledi ve saldırıya geçti. Sarıkamış sisli bir havada uzaktan görülüyordu.

Başkomutan vekili Enver Paşa 9 Ocak’ta komutanlığı Hafız Hakkı Paşaya (bu arada Hafız Hakkı Bey yenilmenin sonucu olarak Albaylıktan Generalliğe terfi ettirilmişti.) bırakarak İstanbul’a döndü. Hafız Hakkı paşa 15 Şubat tarihinde tifüs hastalığından vefat etti. (Belki sebepsiz ölüme gönderdiği askerlerin ahı tutmuştu.)

Sarıkamış Taarruzu bizim açımızdan gittim gördüm geldim şeklinde cereyan etmiştir. 7 Ocak’ta birliklerin geri çekilmesi başlamıştır. Ama bade hara bel Basra.

YENİLGİNİN NEDENLERİ

Bir tarihçi olarak şuna eminim ki orduyu düşman generalleri yönetseydi;  ancak bu kadar zayiat verilirdi.

Peki, ne oldu da Sarıkamış’ı alıp Kafkas yollarında ilerleyecekken Erzurum yollarında geri gitmeye başlamışlardır.

  1. Bölgede kışın sıcaklık -35 40 dereceye kadar düşmektedir. Bugün böyle hava şartlarında hem askerin ayağına kar botları verilmekte hem de normalde 2 saat olan nöbetler 15 dakikaya kadar düşmektedir. Siz bir de bu havada 100.000 kişiyi açık alanda taarruz emri veriyorsunuz.
  2. Daha taarruzun 2. günü yani 23 Aralıkta 9. Kolorduya erlerin ikmallerini etraftan yapmaları ve mermilerini idareli kullanmaları emredildi. Yani 2. Gün ikmal problemleri başlamıştı. “Aç Ayı oynamaz” diye bir atasözümüz vardır. Aç olan bir canlıya bir şey yaptıramazsınız. Çünkü kuvveti kalmaz. Bari bu nokta da Balkan savaşından ders alınsaydı.
  3. Rusların Sarıkamış’a kadar demiryolu olmasına rağmen Osmanlının Ankara’nın 150 km doğusuna kadar uzanan bir demiryolu vardı. Deniz yolu ise güvenli değildi. Nitekim doğu cephesine malzeme götüren gemiler Rus Donanması tarafından Karadeniz’de batırılmışlardı. Karayolu ise evlere şenlikti. Var olan tek yol karla kaplı idi.
  4. Bölgede karlar düz ovada bile 1,5 metreden fazla idi. Yüksek kesimlerde bu yükseklik 2 metreyi geçiyordu. Böyle bir yükseklik ister istemez askerleri engelliyordu.
  5. Enver paşa o güne kadar böyle yüksek mevcutlu bir orduyu yönetmemişti. Tecrübesizdi. Atadığı komutanlar ondan geri kalır yönü yoktu onlarda tecrübesizdi. Bir Tabur ya da Bir Alayı yönetmekle bir orduyu yönetmek farklıdır.
  6. Askerlerin ayaklarında çarık vardı. Onlara bot bile verilmemişti. Çarık suyu görünce ıslanır gevşer soğuğu görünce buz tutar. Birçok asker çarık yüzünden ayakları kangren olmuş ve şehit olmuşlardır.
  7. Askerlerin sırtında kışlık değil yazlık elbiseler vardı. Bu askerlerin bir kısmı Yemen’den getirilmiş bir kısmı da Seferberlik ilan edilince alel acele silahaltına alınan bölge insanından oluşuyordu.
  8. Askerin çadırı yoktu. Gündüz hareket halinde olduklarından bir şekilde ısınsalar da geceleri çoğu zaman bir örtü altı bulamıyorlardı. Birçoğu bulunduğu bölgede ahırlara veya alırlarsa köy evlerine sığınıyorlardı.
  9. Kış şartlarında savaşan askerlere bol ve sıcak yemek verilmesi gerekiyordu. Hatta bugün bölgede operasyon veya tatbikat için araziye çıkan askerlere helva gibi şekerli yiyecekler verilir ki asker günlük ihtiyacını alıp görevini daha iyi yapsın. Düşünün akşama kadar hareket halindesiniz kar ve tipi sizi engelliyor. Diğer yandan komutanlardan sürekli taarruz emri bağırıp çağırmalar. Akşam oluyor ve siz gene aç karnına ahır da olsa sıcak bir yere kıvrılıp uyumaya çalışıyorsunuz. Bu şartlar altında ne kadar savaşabilirsiniz.
  10. Taarruzun 4. Gününde 25 Aralık tarihinde 9. Kolordu sahra toplarını şartlar yüzünden geride bırakıp ilerlemeye başlıyor. Yani düşmanın topuna karşı siz sadece tüfekle saldırıyorsunuz demektir. Bir ordu başka nasıl düşmana yem edilebilir. Çünkü düşmanın ağır silahlarına karşılık verecek bir topunuz bile yok

Bu nedenler uzatılabilir. “hiçbir mazeret, başarının yerini tutmaz” diye söz okumuştum. Neticede bir rüya gördük ve sonuç malum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir