AB, Kendi Magnitsky Yaptırım Rejimini Getiriyor: Hedefte Türkiye de Var

Paylaş

Avrupa Komisyonu 19 Ekim Pazartesi günü, gayri resmi şekliyle ‘Avrupa Magnitsky Yasası’ olarak bilinen, dünya çapında insan hakları ihlallerinden sorumlu kişileri seyahat yasakları ve mal varlıklarının dondurulması şeklinde cezalandırmayı öngören bir yasa tasarısı önerdi.

AB’nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’ni oluşturmak üzere belirlenen Komisyon’un planı, AB üyesi ülkelerin insan haklarını ihlal ettiği düşünülen kişilere ayrı ayrı uyguladığı yaptırımların yerini alacak. 

Bu plan ile AB, nerede meydana gelirse gelsin veya kimin sorumlu olduğuna bakılmaksızın, dünya çapında ciddi insan hakları ihlallerinden ve suiistimallerden sorumlu olanları hedef alacak.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Maroš Šefčovič taslak yasayı sunarken, yeni rejimin “aynı zamanda ilk kez Komisyon’a seyahat yasaklarının uygulanmasına yönelik gözetim görevi vereceğini” söyledi.

Ancak yeni önerilen rejim, mevcut yaptırım rejimlerinin yerini almayacak.

AB dönem başkanlığını yürüten Almanya yeni rejimin potansiyel olarak Ocak ayında yürürlüğe girmesi için üye devletlerin bunu bu yıl sonuna kadar onaylamasını hedeflediklerini belirtiyor. 

Ancak AB’nin bu yeni yaptırım rejimi, Yunanistan, Kıbrıs ve İtalya’nın yanı sıra Rusya ile yakın bağları olan Macaristan’ın da dahil olduğu bazı ülkelerin çekincesi ile karşılaştı ve bu ülkeler taslak planın geçmesinin karşısında engeller çıkardılar. 

Geçen Aralık ayında, AB dışişleri bakanları Avrupa “Magnitsky Yasası” üzerinde çalışmaya başlamıştı. 

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Eylül ayında Avrupa Parlamentosu’na yaptığı konuşmada, ABD’de 2012 yılında yürürlüğe giren Magnitsky Yasası gibi AB’nin dünyanın herhangi bir yerindeki belirli kişilere daha hızlı bir şekilde yaptırım uygulamasına olanak tanıyan yeni bir yaptırım rejimi önerisi sunacağını söyledi. 

Von der Leyen, Bloğun Beyaz Rusya, Türkiye veya Rusya’ya yaptırım uygulama konusunda son zamanlarda yaşadığı zorluklar göz önüne alındığında, “denetim çantamızı doldurmamız gerekiyor” demişti. 

Önce ABD’de yürürlüğe konan Magnitsky Yasası daha sonra Kanada ve İngiltere’de yürürlüğe kondu. “Küresel Magnitsky Yasası” olarak da bilinen müeyyideler geçtiğimiz yıl Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya da uygulanmış ve bu iki bakanın ABD’deki mal varlıkları dondurulmuştu. Rahip Andrew Brunson olayındaki rollerinden dolayı ABD’nin yaptırım uyguladığı iki bakana yönelik cezalandırma daha sonra düşürülmüştü. 

Yasa ismini Rus vergi denetmeni ve avukat Sergey Magnitsky’den alıyor. 

Dedesi ABD Komünist Partisi’nin genel sekreterliğini yapmış eski bir sosyalist olan İngiliz işadamı Bill Browder, ülkenin en büyük kapitalisti olmak için 1990’lı yıllarda Rusya’ya gitti. Kısa sürede Rusya’nın en büyük yatırımcılarından biri haline gelen Browder, Rusya’daki yolsuzluklarla ilgili medyaya bilgi sızdırınca 2005 yılında ülkeden kovuldu ve iki yıl içinde de tüm mal varlığına el konuldu. 

Rusya’nın el koymaya gerekçesi devasa vergi yolsuzlukları iddiasıydı. Browder’ın hukuki işlerini takip eden Firestone Duncan, çalışanlarından Sergey Magnitsky’yi bu iddiaları araştırması için görevlendirdi. Magnitsky’nin çalışmalarına göre Browder’ın şirketlerini ve Firestone Duncan’ın ofislerini basan polisler geniş çaplı bir yolsuzluk çetesinin parçalarıydı. 

Çete bir yandan Magnitsky’nin şirketlerine konarken, diğer yandan da bu şirketler üzerinden 230 milyon dolarlık bir vergi iadesi vurgunu yapmıştı. 

Browder’ın şirketi bu durumu Rus yetkililere rapor etti ve yolsuzlukların üzerine gidilmesini istedi. 

Ancak hukuk tersine işledi ve çete mensuplarının yerine Magnitsky tutuklandı ve herhangi bir soruşturma olmadan 11 aydan fazla hapis yattı. İşkence dahil bir çok kötü muamele gördü, ağır hastalıklara yakalandı, tedavisi reddedildi.

16 Kasım 2009’da yasal gözaltı süresinin dolmasına bir hafta kala hücresinde ölü bulundu.

Magnitsky’nin ölümü Rusya’da ve dünyada büyük bir yankı uyandırdı. Hermitage Capital’ın sahibi Bill Browder, Magnistky’nin hesabını sormak için hayatını bu işe adadı. Ünlü bir yatırımcıdan ünlü bir aktiviste dönüştü. Ülke ülke, kapı kapı gezdi, Magnistky’nin ölümüne bir şekilde müdahil olan 60 kişinin Batı ülkelerine girişini engelleyecek, bu ülkelerdeki mal varlıklarını donduracak ve bankacılık sistemlerini kullanamamalarını sağlayacak yasaların çıkarılmasına ön ayak oldu.

En büyük başarısı ise yasayı ABD Kongresi’nden geçirtmesi ve dönemin Başkanı Barack Obama’nın da 2012’de bu yasayı onaylaması oldu. 

Avrupa Birliği’nin de benzer bir yasayı onaylaması durumunda başta Türkiye olmak üzere Avrupa Birliği’nin sınırdaş olduğu ülkelerde yaşanan insan hakları ihlalleri daha yakından takip edilebilecek ve cezalandırılabilecek. 

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir