Evanjelistler mi, Biden mi İyi?

TEŞEKKÜRLER YÜCE İSA TRUMP’U BAŞKAN YAPTIĞIN İÇİN

Veysi Dündar

AKP’nin mümessili olduğu Türk sağının ABD ile olan ilişkisi her zaman sola nazaran çok daha sıcak, çok daha yakın olmuştur.
Bunda bu sütunlarda sıkça tekerrür ettiğimiz Soğuk Savaş ABD stratejisinin rolü büyüktür.
Diğer taraftan sağın mitolojik lideri Menderes ise, halkına küçük Amerika olmayı, her mahallede bir milyarderi vaat ederek 10 yıl iktidar kalmıştır.

Türk sağının ABD ile “arasının bozulması” demiyelim de “biraz sorgulanması” oldukça geç bir tarihe tekabül eder.
Fetullah Gülen’in önce, “bitsin bu hasret” denilerek emanet edildiği Amerika, 15 Temmuz’dan sonra meşum bir komplonun plan merkezi olarak zikredilmeye başlandı.

Amerika’nın dünya konjonktürünün güncel seyrinde, Türkiye’nin dış politika tercihlerine müdahele istek ve arzusu gayet mahdut olsa da, soğuk savaş yıllarından kalan hatıralar bu müdahelenin aynı o yıllardaki gibi gayet akut olduğu iddiasının dile getirilmesine imkan verdi.

Dış mihrakın ABD’nin Demokrat Parti ekibi olduğu gibi akla ziyan teorileriyse son günlerde sıkça duyduk.
Trump’un tüm diplomatik teamülleri parça pinçik eden, sözel, mektuplu, twitli çıkışlarını gayet güzel hazmeden iktidar cenahı için, Joe Biden’in yorumları gecikmiş bir can simidi oldu.

ABD’yi tanıyan herkes, Amerikan dış politikasının öyle bir günden sonrasına değişmeyeceğini iyi bilir. Biden’in, Trump’un açık sözlü ve saldırgan ifadelerini daha siyasi bir dille ifade etmesinden öte bir durum yokken, iktidarın bu sözlerde gördüğü kırmızı pelerin “muhalefete destek” ayrıntısında gizli aslında. Trump’un Erdoğan için “benim sözümü dinliyor” diyerek yaptığı yorumlara da bakacak olursak, resmi tamamlamış oluruz.

Biden, Trump’dan farklı olarak Erdoğan’ı tehdit etmedi. Trump’un “ekonominizi mahvedeceğim” diyerek ortaya çıkışı hafızalarda yer etmişti oysa ki.
Amerika’da Demokratlar geleneksel olarak sola yakındır. Aslında bu hiç de bildiğimiz solculuk değildir. Amerika’da tartışılan konular bizdeki gibi ülkenin bekası, bize oy vermeyenlerin zilleti değil daha somut kavramlardır.

Demokrat Parti evrensel değerlere daha yakın bir duruş göstermeyi önceliklendirirken, Cumhuriyetçiler için vatanseverlik herşeyden önce gelir. Yad a bireysel silahlanmaya bakış gibi konularda ayrışırlar. Buna dinsel politikayı da ekleyebiliriz. Özünde Evanjelik kadrolarla yakınlığı gayet iyi bilinen Trump yönetiminin, karşısında Demokratlar çok daha tercih edilir olmalıdır bizim gibi İslam ülkelerinde.
Rahip Brunson olayında görüldüğü üzere kırmızı çizgi Hristiyanlık değerleridir.

Ne acı bir tesadüf ki ABD’nin evanjelizmle anılan yönetimi muhaliflerine karşın tercih edilmekte AKP tarafından. Trump yönetiminin ideolojisi aşikar iken buna inanmamız bekleniyor. Üstelik aynı yönetim ABD’nin çıkarları ya da istekleri yerine gelmediğinde en üst perdeden ve tüm diplomasi kurallarını yerle bir ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun yöneticilerini hedefe koymuşken.
Biden’in daha Başkan adaylığı kesinleşmeden, biraz da “bekara boşanmak kolay” tarzında ortaya koyduğu ifadelerden düşmanlık kesbedenlerin, bunun karşısındaki Evanjelist koalisyonda buldukları cevheri merak ediyorum.

İbadet, Ticaret, İhanet aşamaları ile en büyük gücünü AKP devrinde temerküz eden Cemaat yapılanması için, kendisine tutulan aynayı kırmaktan beis görmeyenler en azından 2016’dan beri darbe liderine ev sahipliğinden çekinmeyen Trump yönetimine karşı, muhalefetten yana tutum gösterse daha doğru olmaz mı?

Belki Biden Gülen’i iade eder Türkiye’ye. Kim bilir? En azından Trump’un iade falan etmeyeceği aşikar.
ABD ziyareti ile başlayan iktidar macerasının küçük bir öykü kitabından Ansiklopedi’ye dönüşmesine, bir diğer ifadeyle kazanın doğurmasına hiç ses etmeyenler, aynı kazandan çıkan en ufak farklı sese tahammül gösteremiyor.

20.8.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir