Toplumsal Hastalıklar

 Halil Köken

14. asırda Tunus’ta yaşamış olan İbn_i Haldun “Devletler de canlılar gibidir. Doğar, büyür, yaşar, yaşlanır ve ölürler” demiştir. İbn-i  Haldun her devlete 100 yıl ömür biçmiştir. Ancak yöneticilerin iyi olması süreyi arttıracağı gibi kötü olması da süreyi azaltır buyurur.

Gerçekten dünya tarihinde 100 yıldan az ömrü olan birçok devlet çoktur. Örneğin Avrupa Hun Devleti, Timur İmparatorluğu, Göktürk ve Kutluk Devleti, Tolunoğulları bunlardan küçük bir misaldir.

Dünya Tarihi göstermiştir ki, devletlerin yıkılışında yer alan dış etmenler farklı olsa da iç etmenler hep aynıdır. Rüşvet, iltimas, adaletsizlik, emanetin ehline verilmemesi, adam kayırma, yolsuzluk, iç isyanlar (aslında bu kelimeden nefret ediyorum. Çünkü isyan dediğiniz zaten içerde olur. Dışarıdan olanlar savaş ve saldırıdır.) bunlardan bir kaçıdır.

Nasıl ki, tıbbi hastalıkların tedavisi dünya genelinde hemen hemen aynı ise psikolojik ve sosyolojik rahatsızlıkların tedavisi de aynı olacaktır. Ve yukarı da saydığımız olumsuzlukların hepsi sosyolojik bir rahatsızlıktır.

Devlet hayatında devlet millet kaynaşması son derece önemlidir. Ancak bu hastalıkların hepsi buna engeldir.

Tarihimize baktığımızda büyük devlet adamlarının bu hastalıklara karşı yöneticileri önceden uyardıklarını görüyoruz. Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig’i” Nizamül mülk’ün “Siyasetname”si, Koçi Beyin “Risalesi” bunlara örnektir.           

Ancak neticeye baktığımızda bu eserlerde yazılanlara zaman zaman kulak verilse de sonuç değişmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir