KHK’li Platformları, Birinci Meclis Ve 1921 Anayasası

Açık Görüşte bugün, OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) yaklaşık 4 yıl önce, hukuksuzca işlerinden edilen, insanlık dışı birçok muameleye tabi tutulan KHK’lileri ve yaşadıkları hukuksuzluklar karşısında üstlendikleri tarihi rolü ele alan muhteşem bir yazı sizlerle. KHK’lı Platformları Birliği Kurucularından Münir KORKMAZ’ın kaleme aldığı yazıyı aynen aktarıyoruz;

KHK’li Platformları, Birinci Meclis Ve 1921 Anayasası

Birinci Meclisin 100. yıldönümü vesilesi ile aynı zamanda sınıf arkadaşım olan sevgili Mithat Sancar’ın Mecliste yaptığı o güzel konuşma sonrasında bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

İhraç Öğretmen Münir Korkmaz

Kurtuluş Savaşı sürecinde, birinci meclis oluşturulurken birlikte omuz omuza bağımsızlık mücadelesi verenler, hiçbir dini ve ulusal çevre tarafından dışlanmadığı gibi, temsiliyetlerinin de önü açılmıştı. Ve hiç kimse kimliğini inkâr etme gereği duymadan, herkes Mecliste özgürce temsil edilmişti. O dönem, bağımsızlık mücadelesi verenler, her türlü çalışmaya özgürce katılabilmişti.

Günümüzde Mecliste yaşananları düşününce bunun ne kadar değerli olduğu anlaşılacaktır. Aynı ülkede ve bir arada yaşayan Kürtlerin, Arapların, Çerkezlerin, Gürcülerin, Alevilerin, Lazların temsilcilerinden oluşan çoğulcu bir Meclisle, bu ülkenin temellerinin atılmış olması aslında ne kadar da anlamlı.

İşte bu çoğulcu yapı, korunmuş olsaydı belki de bugün, ülkede yaşadığımız birçok sorun yaşanmamış olacaktı.

Birinci Mecliste en önemli ve değerli çalışma usullerinden biri de çoğulculuk, müzakere ve mutabakata değer verilmiş olmasıdır. Yani şimdiki Mecliste uygulanan “çoğunlukla karar alma” yöntemini hiçbir şekilde kullanmamış olması da çok anlamlı ve günümüzde de uygulanması gereken önemli ilkelerinden biri olsa gerek.

KHK’LI PLATFORMLARININ YAPISI VE İŞLEYİŞİ

Belki de bazılarının aklına KHK’lı Platformları ile Birinci Meclisin ne ilişkisi var, diye bir soru gelmiş olabilir.

Aslında KHK’lı Platformlarının, başlangıcı ve yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürdüğü mücadele, birinci Meclise ve 1921 Anayasasına çok benziyor.

Şöyle ki; Platformları kurarken dini, ulusal, siyasi hiçbir düşünce farkı gözetmeksizin KHK’lar sonucu uğradığımız haksızlık ve hukuksuzluğa karşı mücadele yürütmek için, farklılıklarımızı bilerek ve saygı duyarak bir araya geldik.

Çünkü siyasal iktidar, bizi aynı torbaya koyarak aşımızdan, işimizden etmişti. Ülkemizin ihtiyacı olan bu toplumsal mutabakat, aslında KHK’lı Platformlarında karşılık bulduğu için çok kısa süre içinde, ülkenin dört bir yanına yayıldı.

Şu an kendi meclisini oluşturan 26 il, KHK’lı Platformları Birliği, birlikte faaliyet yürütüyor. Bu faaliyetlerimizde tam da birinci Mecliste olduğu gibi çoğulculuk, müzakere ve mutabakat ilkelerine uymaya çalışmamız, bizi bir arada tutmak için çok önemli vazgeçilmez ilkeler oldu.

Bu ilkeler, azınlıkta olan ama gerçekte var olan düşüncelerin de kendini ifade etmesinin güvencesidir.

KHK’lı Platformları Birliğinde yer alan kamu emekçilerinin; geleceğin çoğulcu, eşitlikçi, demokrasinin en önemli öznelerinden biri olacağına inanıyorum. Bu platformlarda, ön yargılardan arınmış olarak hep birlikte hak, adalet ve demokrasi mücadelesi veren arkadaşlarımı selamlıyorum.”

Münir Korkmaz

KHK’lı Platformları Birliği Kurucularından

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir