Sağlıkta Çöküş: KHK’larla Tıp Bayramı mı, Sağlık Dramı mı?
Dr.M.Şerif ARSLAN
Sağlıkta Çöküş: KHK’larla Tıp Bayramı mı, Sağlık Dramı mı?
Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Ancak bayram havası yok. Sağlık emekçilerinin ağır koşullarda, düşük ücretlerle ve en önemlisi de hukuksuzluklarla boğuştuğu bir dönemden geçiyoruz.
1827’de kurulan Tıphane-i Amire ile modern tıp eğitiminin başladığı bu topraklarda, bugün doktorlar en temel hakları için mücadele eder hâle geldi.
20 Temmuz sivil darbesi sonrası ilan edilen OHAL sürecinde, kamuda çalışan birçok meslek grubunda olduğu gibi sağlık sektöründe de büyük bir tasfiye yaşandı.
3.344 doktor, herhangi bir yargı sürecine tabi tutulmadan KHK’larla ihraç edildi. Bunların 1.927’si Sağlık Bakanlığı’ndan, 1.417’si ise tıp fakültelerinden akademisyenlerdi (TTB). Bu durum, zaten sıkıntılı olan sağlık sisteminde büyük yaralar açtı.
Şehir Hastaneleri: Dev Yatırımlar, Küçük Çözümler
Hükûmetin sağlık alanındaki en büyük projelerinden biri olarak gösterilen şehir hastaneleri, soruna çözüm değil, yeni problemler ekledi. Devasa yapılar, hasta nakli açısından ciddi sorunlar oluştururken, şehir merkezlerinden uzak olmaları nedeniyle erişim zorlaştı. Sağlık hizmetlerinin kalitesi artmadı, aksine büyük komplekslerin yönetiminde yaşanan sorunlar nedeniyle hizmette ciddi aksaklıklar yaşandı.
Üstelik KHK’larla ihraç edilen binlerce doktorun eksikliği, bu hastanelerde kadro açığını derinleştirdi. Devlet hastanelerinde kaliteli doktor bulamayan vatandaş, mecburen özel hastanelerin yolunu tuttu. Bunun sonucu olarak insanlar sağlık hizmetine ulaşmak için ceplerinden ciddi paralar harcamaya başladı. Özel hastaneler, nitelikli doktorların birçoğunu bünyesine katarken, kamu hastaneleri uzman doktor sıkıntısı çekmeye başladı.
Beyin Göçü: Nitelikli Doktorlar Yurt Dışına Kaçıyor
Yaşanan hukuksuzluklar ve kötü çalışma koşulları nedeniyle doktorların yurtdışına çıkışı hız kazandı. Türk Tabipleri Birliği’nin verilerine göre, 2021 yılında 1.405 doktor yurt dışına giderken, 2022’de bu rakam 2.500’ü aştı. 2023 yılında ise 3.000’e yaklaştı (TTB). Almanya, İngiltere ve Kanada gibi ülkeler, Türkiye’deki deneyimli doktorları hızla kabul ediyor. Yıllarca devlet üniversitelerinde eğitim almış, kamu hastanelerinde tecrübe kazanmış doktorlarımız, burada baskı ve mobbing ile karşılaşırken, yurt dışında daha iyi şartlarda mesleklerini icra edebiliyor.
Barış Süreci, Hukuki Adımlar ve KHK’lıların Dönüşü
Son dönemde siyasette yaşanan yumuşama süreci, hukuk devleti ilkesinin yeniden güçlendirilmesi ve toplumsal barışın tesisi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Barış sürecine dair olumlu adımlar atılırken, özellikle KHK mağdurlarının, başta doktorlar olmak üzere, kamuya dönüş süreçlerinin hızlandırılması bu sürecin bir parçası olmalıdır.
Sağlık Sistemi İçin Çözüm Önerileri
KHK Mağduriyetlerinin Giderilmesi: Haksız yere ihraç edilen doktorların görevlerine dönmeleri sağlanmalıdır. Hukukun üstünlüğü esas alınmalı, sağlık sektörü siyasetten arındırılmalıdır.
Şehir Hastaneleri Modelinin Revize Edilmesi: Ulaşım problemleri çözümlenmeli, şehir merkezlerindeki hastaneler güçlendirilmelidir.
Sağlık Çalışanlarının Haklarının Korunması: Çalışma şartları iyileştirilmeli, maaşlar rekabetçi seviyeye çekilmelidir.
Beyin Göçünün Önlenmesi: Doktorların ülkede kalmasını teşvik edecek ekonomik ve hukuki güvenceler sağlanmalıdır.
Bugün Tıp Bayramı ama kutlayamıyoruz. Çünkü sağlık sisteminin en önemli bileşeni olan doktorlar, baskılar ve hukuksuzluklar içinde tükeniyor. İktidarın acilen bu sorunlara çözüm üretmesi gerekiyor. Aksi takdirde, sağlık sistemi tam anlamıyla çökecek ve olan yine vatandaşa olacak.

